15 Mayıs 2017 Pazartesi

Yeşil Ev - bencelisi ve uzun yazı :)

Salon mutfağımın olduğu katta 3 pencere var toplamda her birinin önünü doldurdum birkaç avuç toprak ve çeşitli yeşertilerle :) toprak insanıyım köyde büyüdüm köylüyüm yahu ben bişiler ekip biçmem lazım yoksa ruhum bozuluyor ruh önemli tabii :)

bu koridordaki en küçük penceremin önü yapraklı şeyler bir paket tohum almıştım çiçek açacaklarını umuyorum bakalım kısmetimize ne çıkacak :) ve bulduğum her boşluğa takıştırdığım soğanlarım :)


burası da arka yola banak kör pencerem pek açmam burayı ama önü dolu tabii ki sağ baştan saymak gerekirse çam ağacım geçen yık kadınlar günü kahvaltımızda hediye etmişlerdi bu fidanı ölür dedim ama azimli çıktı yaşadı vallahi :) yanında trabzondan dedemin mezarından getirttiğim pembe topcuk topcuk sarmaşık gülümün fidesi epey yeşerdi romurcuğu bile var :) yanında ateş çiçeği dediğim kaktüsümsü şey var onu da bir daldı bana verdiklerinde epey çoğaldı ve ilk kez bu kadar tomurcuğu var bir açsınlar bakalım kıpkırmızı olacak umarım orası yanında da pembe minik çiçekler açan yonca çiçeğim var çok şirin oluyor o da açınca :) o cam kase erkutun karşıda babannesinin evine şırınga ile su çekip fışkırtmak suretiyle cepheyi yıkıyor çok iyiliksever değil mii :)

 
bunlar da bursaya bakan cephemdeki kocaman penceremin önündeki saksılarım çeri domateslerimiz henüz olmadı ama çileklerden yemeye başladık bile :) çileklerin dibindeki mavi taşları her gün kreş dönüşü yolda birer ikişer buluyoruz azimliyiz kaplanır o saksılar :)

burada da adadaki çiçekler fesleğenler ve de üzerlerinde mavi deneyleri yaptığım güllerim var fonda su fışkırtan erkutu da görebilirsiniz :)

mavi gıda boyası koydum güllerin suyuna böyle oldular beyaz güller komple maviye doğru giderken kırmızılarda sadece dışarda bir çizgi oluştu neden acaba merak ettim doğrusu :)


tüm dünyayı maviye boyasak huzur dolar mıydı her yana bence mavi huzurun rengi :)

geçen yürürken iplikçimde bunları gördüm çok şekerdiler ama ben bunları kullanabileceğim bir yer düşünemediğimden kendime suplasından örmeye karar verdim 
neden 
çünkü çok az yarım işim var 
ve o kadar bol zamanım var ki hele de haziranda değişecek olan yönetmelik muhabbetinden acaip sıkışmışken tüm projeler :)

ama başlamama engel değil hiç birşey :)
şu an aşaması bu bi süre de böyle kalır :) altında da yarım kitaplarımdan biri görme duyma konuşma acaip bi, gerilim okuyorum ama gerilimi olması bişey değişmiyor :)
cumartesi uzun bir aradan sonra yine çalı tahtalıköye gittik 
doğa uyanmanın ötesine geçmiş meyve vermeye başlamış bile 
ama önce biz 
trollerimiz ve de şirinlerimizle köy kurup korkunç gargamelden (erkuttan ) trolleri ve şirinleri kahramanca korudum :)
şu görüntüye bakar mısınız :)
şu çiçekteki asalete hayranım :)

muşmula çiçeği
kirazlar
papaz erikleri
enginarlar
armutlar
dutlar
elmalar
can ablam terzilik yapıyor çok sıkışıktı akşama teslim etmesi gereken 3 abiye kıyafet vardı elimizden gelen yardımı yaptık ben 4 kola incik boncuk işlerim erkut da dökülen boncukları topladı :)
bu kadar cafcaflı şeyler hiç tarzım değil ama teslimata yetiştirdik şükür :)
bu çiçek incık pıncığı teker teker dikiyosunuz zor zanaaat vesselam :)


3 yorum:

  1. Çok güzeller hepside içim açıldı 😁😊ne güzel güllerin rengi çok güzel olmuş gerçekten emeklerine sağlık 😊 sevgiler bu arada anneler gününde kutlu olsun 😊💐💐

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiiiiim tüm annelerimiziin

      Sil
  2. ayy ne kaaa güzel canım gördüklerin, yetiştirdiklerin, ürettiklerin ve de yardım ettiklerin.. doğanın kendinden gelen işte kendi gibi bereketli kişi.. sevgiler ♥

    YanıtlaSil