5 Şubat 2019 Salı

Şubat 5


Merhabalar blogger meydan okuyucuları :)

bugünün mevzusu 


5. Sana ilham veren şeylerden bahset belki başkasına da ilham kaynağı olur.

Bu etkinlikten çok büyük keyif alıyorum  kendi adıma :) Ezgi ne güzel yaptın sen yaaa :)
 Ziyaretler karşılıklı oturmuş sohbet ediyormuşuz gibi geldi umarım yazılarımı okuyanlar olarak sizler de aynı keyfi paylaşıyorsunuzdur benimle.

O kadar farklı şeye ilgi duyuyorum ki o kadar çok şeyi yapmayı hayal ediyorum ki ilham kaynağı listesi yapmaya kalksam burda mesaiyi bitiririm muhtemelen . 
Ben temel düsturumu anlatayım sizlere :)
İlkokula başlayana kadar köyde babannem ve halamla yaşadım havalar ısınınca bahçede fındıklıkta cayırda ormanda yapılması gereken bir ton iş olurdu .Ezan okunmadan gün ışımadan gün başlardı çünkü en erken saatler inek dışarı çıkmalı doyana kadar otlamalıydı, öyle hadi bir saat durduk dışarda inek dön ahıra moduna giremezdiniz inek doyunca kendisi yolu biliyordu girerdi. 
günün işleri o saatten sonra başları , ineğin peşine dolaşırken babannem muhakkak ya bişeyler örerdi ya da kirmeninde yünleri ip yapardı ya da eskinin çuvallarından tiftiklenmiş plastik şeritleri halata çevirirdi çamaşır ipi, çayır taşıma ipi olurdu onlar boş durulmazdı , 
sonra kahvaltı günün işleri yemek o bu şu akşam saati yaklaştığında inek tekrar çıkartılırdı yine o doyana kadar acelen olamazdı
 o arada ahır temizlenir otlamış olması bir şey değil gün içinde yesin diye yal dediğimiz suya lahana pazı şalgam falan koyup kaynatılırdı kazanda gün içinde ve gece ineğin önünde olurdu o kazan boş olmazdı .
Vakti gelince sağılırdı inek .
 Tarlada mevsimine göre ne iş varsa o yapılır fındık ocakları ayıklanır
 kışın kar altında ise her yer , evde bir odayı nerdeyse kaplayan kilim tezgahına otururdu babannem . 
üniversitede ilk teknik resim dersimden sonra çizmiştim bu karalamayı eli düzeltmeye çalışıyordum önüme geleni çiziyordum :P
 iyi ki de çizmişim ve mümkün mertebe isimlerini sormuşum babanneme şimdi yok bu tezgah çocukluğuma dair tüm eşyalar gibi çünkü yandı o taş bina ateş zor şey bir anda yok ediyor ne varsa ...
Ana fikre dönelim buraya kadar nasıl bir temelde büyüdüğümü anlatabildiğimi umuyorum boş bir vakit yok her durum için yapılacak bir iş var babannem tezgahta iken ben kilim için sopalara ipleri sarardım
 keşke o aşamaların da fotoğrafı olsa idi mesela şimdi onlar yalnızca benim anılarımda , büyükşehirlerdeki akrabalarım babanneme eski kıyafetler yollarlardı onları söküp kilim ipi yapardık kumaşları keser kalınlıklarını ayarlardık . 
yapardık da yapardık bir de kara radyomuz vardı trt radyoları çıkardı fm değildi ya trt izmir radyosu trt ankara radyosu falan derlerdi ...
Peki ne dedim ben şimdi boş durmuyorsun , yapılacak birşey muhakkak var ve bir ucundan tutuyorsun durum ve şarta göre odun kesiyorsun ya da mısır ayıklıyorsun ya da çayır taşıyorsun ya da inek gezdiriyorsun ..
Bu evrede televizyon  da vardı evde ama akşamları haber dışında açıldığını anımsamıyorum çok nadir komşulardan birine ay ışığında yürüyüp gidip misafirlikte izlenirdi bişeyler ne bilmiyorum o ara ben çoluk çocuklarla orda burda oynardım :)
neyle büyüdüm boş durulmaz
ne işledi ruhuma boş durma 
ne yapıyorum boş durmuyorum 
:)
sonraları okuyup öğrendikçe de bu düsturun vücut bulmuş hali gibi karşıma Peygamber efendimizin yolda gördüğü ve hiç birşey yapmadan oturan adama selam vermemesi ve dönerken bir sopayla oynuyor diye bu kez selam vermesi kıssası beni çok etkilemiştir.

Boş durmaktan hiç hoşlanmıyorum buna artı olarak yeni şeyler öğrenmeye çalışarak kendimi zorlamayı da seviyorum 
birşeyleri yapabilmeyi özellikle de ellerimle bir şeyleri yapabilmeyi  çok seviyorum benim ilham kaynağım babannem ve de Peygamber efendimiz diyebiliriz 
boş durmayın canlar bugünlük benden uzuuuun uzadıya dizdiğim kelimelerim özü budur 



sevgiler 

not: fotoğraf bana ait, ilk fotoğrafçılık dersim vakitlerinden zenit makinemle çekmiştim , çizimi de bana ait hatta yaşasaydı o tezgah da bana ait olacak idi :) kısmet ,

not: fotoğrafa şarkı gömdüm evet sevgili Handan yüzünden çizimi yaptığım yıllarda çok dinlediğim şarkılardan biri o da nostaljiye devam olsun diye 


40 yorum:

  1. okurken anneannem geldi aklıma:( nur içinde yatsınlar.ne kadar kanaatkar,naif,çalışkan ve üreticilerdi.aldıkları nefesin ve sahip oldukları herşeyin değerini bilen bir nesil..harika bir yazı olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bir o neslin yansımalarıyız bizden sonrakilere karşı çok suçluyuzmuş gibi hissediyorum :(

      Sil
  2. Ne kadar güzel, yaşama dokunan, her anı hissedilen dolu dolu.. mutlaka yorgunluğu ve zorlukları olmalı ama en doğalıymış. Köy hayatım hiç olmadı ama olanlara ta çocukken de özenirdim, şimdi de. Boş durmamak, elindekini dönüştürüp kullanmak bunlar çok güzel şeyler şimdi al-at-yenisini al dönemi insanları tüketiyor. Bence ilhamı ve yaratıclığı bol birisiniz, yeni tanıyorum bloğunuzu iyi ki de tanımışım. Son foto ise öyle sıcak ve kucaklayıcı ki, allah rahmet eylesin..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun , atıp almak kodlanmaya çalışıylıyor gençlerimize ve ne yazık ki başarılı da olunuyor gibi

      Sil
  3. ayy ne güzel bir babaanne ile büyümüşsün hemde doğal sağlıklı bir ortamda..
    o ortamdan ilham almak beslenmek de çok doğal tabi, ayy ben bugünde meydan okuyamayacağım herhalde hiç ilham perim yok

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bir kahve alın gelin ilham da oturur belki karşınıza :)

      Sil
  4. Süper Babanneye Allah'tan rahmet dilerim...benimde teyzemler halı dokurlardı..çocukken o motifleri işlemelerini izlerdim.şimdi hepsi bitti

    YanıtlayınSil
  5. harika anlatmışsınız anılarınızı imrendim vallahi çocukluğunuz e güzel ne keyifli bir ortamda geçmiş...sevgiler..

    YanıtlayınSil
  6. Yazıyı okurken ben de anneannemi anımsadım. Şimdi bile köye gittiğinde hiç boş durmaz bu yaşında. Sonra misafir geldiğindeki, bayramlardaki hazırlıkları aklıma düştü. Hoplaya zıplaya bayramlaşmaya gidişim. Ne güzeldi. Sonra bahçede kiraz toplayışımız, birlikte çürük kirazları ayıklayışımız.. Yazınız hem gülümsetti, hem hüzünlendirdi. Ne yapacağız şimdi :)

    YanıtlayınSil
  7. Mavilim...
    Bu şarkının meşhur olduğunda cocuklarima,ront müziği olarak kullnmistim.
    Anılar'' iyi ki bu kadarını kaydetmisiniz.
    Üzüldüm yangınla -depremle -sel ile giden anılar,can sağolsun diyelim yinede.
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  8. ne güzel ilham veren bir babaanne ile birlikte büyümek
    harika anlatmışsın canım
    meydan okumalar çok güzel oldu gerçekten de

    YanıtlayınSil
  9. Büyüklerle büyümek ne güzeldir.Hatiralariniz bana eski gunleri hatırlattı .

    YanıtlayınSil
  10. Ne güzel... Hakikaten hiç boş durmayanlardan olabilmek büyük meziyet sayılıyor artık. Ne mutlu ki bizler ucundan da olsa yakalayabildik. Darısı bizim çocukların başına olsa keşke...

    YanıtlayınSil
  11. Babaannemin de kilim dokuma tezgahı ve birde yün egirmek için kirmani vardı boş durmazdı eskiler tarla işleri dokuma hayvanlar Vs.

    YanıtlayınSil
  12. Çalışmak,üretmek,durmak yorulmak nedir bilmemek...Ne varsa eskilerde var.Ayrıca bir tekstil mühendisi olarak o dokuma tezgahı beni üniversite yıllarıma döndürdü :)

    YanıtlayınSil
  13. köy hayatını çocukluğumda babamın köyüne gittiğimde ucundan kıyısından yaşadım tabii misafir olarak ki misafir baş tacıdır köylerde.
    Babaanneler için şarkı süper olmuş, en güzel babaanne şarkısı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dağ bayır çayır hep dilimde bu olurdu 😊 babannemin bir de ablası vardı komşu köyde gelin o daha psikopattı 600 koyunları vardı benim gözümde süpper kahraman gibi bişeydi 😊

      Sil
  14. Süperbabaanne :) Benim babaannem de muhakkak birşeyler örerdi. Elini hiç boş görmedim.

    YanıtlayınSil
  15. aynen bi sohbet havası oldu sanki :)

    YanıtlayınSil
  16. Ben de bu meydan okuma sayesinde sınırları çizilmemiş bir odada kahvelerimizi yapmış, misler gibi sohbet ediyoruz gibi hissediyorum gerçekten.. <3

    YanıtlayınSil
  17. İlham kaynakların çok sağlammış blogcanım. Özellikle aile bireylerinden birinin böylesi iradeli olması sana çok şey katmış muhakkak. Ne güzel ;) Daim olsun inşaallah :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. amin inşallah her ne kadar iradesinden bana kırıntılar kaldığına inansam da :)

      Sil
  18. ayyy yaa arada bir böyle annatsanaaa çocukluk anılarınııı, çok sevdiim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok melankolik olmuyo mu yaaa sanki öyle olmuş gibi geldi bana

      Sil
  19. Bütün güzel şeyler bu yazıda! Köy, Anneanne, Kilim dokuma tezgahı ❤ Mis gibi bir çocukluk. Çok şanslısınız :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim bir yaşı erince insan güzel şeyleri hatırlıyor sadece

      Sil