22 Temmuz 2020 Çarşamba

Trabzondan ilk çay sohbeti



Haydi biraz çay sohbeti yapalım. Şu başı dumanlı dağ var ya orda bir de köy var tabii ama işte o dağı aradan çıkarsak Sümela manastırı ile karşı karşıya kalırız, çok da turistik yer olurmuş o vakit köyüm. Gerçi bu bir çeşit lütuf olmalı turistik olma sebebimizin olmayışı şu sıra dünyada insan nerde çoksa orası kötü. Fonda gördüğünüz dev kayalıkların üzerindeki köyde yaşamış babaannemle dedemin ilk evlendiklerinde, o kayaların epey aşağısında bir evleri olmuş sonra ama ev dediğime bakmayın tek oda arada tahtadan bir çakma duvar niyetine bir tarafta dedemler bir tarafta da inekleri kalırmış. Çok yokluk vardı derdi babaannem yani yokmuş paran olsa da yokmuş olmasa da köy yerinde yokmuş işte. o ev dedemin babasının yeriymiş kardeşler arası anlaşmazlık çıkınca dedemler şimdi durduğum yeri satın alıp yerleşmiş. Dedem arıcılık yaparmış birkaç kovan arısını bile anımsarım bana kadar yaşamış ondan kalan. Aldıklarında arazide iki odalı taş bir ev varmış bitişiğine iki oda da ahşaptan dedem yapıvermiş marangozluk da varmış dedemde ahşap rendelerini hatırlıyorum mutfak dolaplarını falan o yapmış, mutfak dolabı dediysem bugünkü gibi bir şeyler canlanmasın gözünüzde bulursam fotoğraf atarım hikayeye. Bu köyler hep heyelan bölgesiymiş boşaltma kararı çıkmış o zamanlar, bir kısım düzce taraflarına yerleştirilmiş devlet tarafından, dedemler ise barış harekatından sonra Kuzey Kıbrıs’a yerleştirilen Türklerden, orda muhtarlık falan yapmış ,annemle babam evlenince dedemin ilk oğlu yani,buralarda büyümesin torunlarım demiş dönmüşler yine yeşil memleketlerine. Zamanında dedem iğne de yaparmış sağlıkçıymış,  askerde öğrenmiş az biraz sağlıkçı olurmuşsun o zamanlar iğne yapabiliyorsan . Camdan enjektörünü ve metal kutusunu anımsıyorum ecza dolabında. Arıcılıkta belgesi vardı dedemin küçükken uyuduğum odanın duvarında çerçeveli dururdu. hatta dedem ölünce babaanneme maaş bağlanmış dedemin arıcılığından. dedem avcılık da yaparmış, anladığım kadarıyla o zamanlar fındığı olan, patates, mısır, fasulye eken herkeste bir çifte derler tüfek varmış ve bahçesinin ormana yakın yerine yerden yüksekçe bu coğrafyanın serander denen küçük yapılarına benzer daha derme çatmasından döt bacak üzerine çatılı bir evcik inşa edip oralarda nöbet tutarlarmış geceleri ayı ya da domuz gelirse vurmak için. tabii ormana ava gittikleri de olurmuş grupça zira öyle bir gidişte vurulmuş dedem . Av kazası demişler kaza kurşunu demişler mahkeme kapanmış . O zamanlar annem hamileymiş bana, dedemi tanımadım hiç,  ilk torununu görememiş rahmetli ama torunlarım kimsenin bahçesinden bir şeye özenmesin diye gidip özel meyva fidanları almış dikmiş  evimizin yangınında yanan iki büyük dut köyün tek dutlarıydı belki de . Elmalar armutlar halen duruyor o meyve ağaçlarının birçoğu. Birkaç dev kaya insanın aklına neler getiriyor baksanıza. Hava ne zaman yağmurlu olsa ne zaman dışarda ev yapamayıp da tezgahın başına geçse babaannem sorardım eski zamanları nasıldı buraların diye.Daha çok eski zamanlar hikayelerim var severseniz yazarım derleyebildikçe zihnimi …

Köydeyim, cumartesi trabzona geldik derleyip o yolu anlatmam gerek ama olmuyor. İki gün oldu daha köye geleli sürekli birinin yaşamadığı bir ev oldupundan temizlik o bu derken ki o kadar enerjim de yok yavaş yavaş hallediyoruz.
Dikkat edin kendinize blogcanlarım

6 yorum:

  1. Günaydın nasılsın? Brezilyalıyım, Rio de Janeiro'dan ve blogum için yeni takipçiler arıyorum. Ve seninkini zevkle takip edeceğim. Mesafe ne olursa olsun yeni arkadaşlar da kabul edilir.

    https://viagenspelobrasilerio.blogspot.com/?m=1

    YanıtlayınSil
  2. Blogunuzu takipteyim bloguma beklerim

    YanıtlayınSil
  3. Eski zamanları dinlemeyi de okumayı da çok severim... Zor ama herşeyin kıymetinin daha iyi bilindiği yıllar... Bana hep sıcacık gelir ♥

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bana da öule hissettiriyor şimdi aynı gökyüzünün altındayken ayyuka çıkıyor sanırım anılar

      Sil
  4. bence yaz bacım, biz okuruz da geleceğe de miras kalır yazıların.. zira kalan mirasa senin amcalar gibi bizimkilerin de göz diktiği şu günlerde bana kalsa en güzel miras anılar artık..

    YanıtlayınSil