14 Eylül 2020 Pazartesi

Trabzon Yayınları 8

Trabzonda geçirdiğimiz sondan bir önceki gündü yalnızca dondurma yemek için ki Beton Helva da dondurma yemek için o yol tepilir , Meydan dediğimiz merkeze geçmiştik ve dondurmamızı insansız sokaklarda yiyelim diye de sokaklarda yürürken tarih müzesini gezmiş ardından da harry potterlı kafede oturmuştuk.Ordan çıkınca oğluma bulunduğumuz yere çok yakın benim çok sevdiğim bir park olduğunu söyledim gidelim dedim 
Demek ki dedim henüz çok yorulmamış :)

Kanuni Parkını çok severdim hatta orda bir su kuyusu var vaktiyle ilk profesyonel makinemin ki zenit idi kendisi objektif kapağını düşürmüştüm oraya 


mevzubahis kuyu :)

o zamanlar kapalı duvarlar ile çevrili kendi halinde bir bahçe idi orası 
bu sefer gittiğimizde duvarları açılmış halka arz edilmiş ama halk epey hor kullanmış ve kalabalık idi o yüzden girmedik ama iki tarihi binanın kapıları açıktı dikkatimi çekti aaa müzeee dedim 
anneee girelim dedi tabii ki girdik 
Kanuni Sultan Süleyman osmanlı yaşam müzesi olan çok hoştu ama görelisi olsun mekanların yerleşimi olsun çok sevmedim
Görevli bizden para aldığı halde ne makbuz verdi ne bişey 
cak cak ağzında sakız sevemiyorum cak cak sakız çiğnerken konuşan insanları saygısız geliyor bana bu tavır.
Çok lakayt


Müze biraz da boş geldi gözüme ya yeni açılmış ya da pek üzerinde durulmamış sanırım 


ama en beğendiğim parçaların foroğraflarını çektim tabii ki 



bu sehpalara hayran kaldım sedef kakma işçilik harika değil mi



herhangi bir korumalarının olmayışı üzücüydü doğrusu 


3. katta böyle harika bir okuma salonu vardı ya da kabul salonu bilemiyorum ama ambiansı güzeldi

 

silahların bazıları koruma altındaydı





bazıları şeyler denemek için bırakılmıştı bir odada 





silah boyu kadar ama ille de istedi taşımayı ağır da kılıç :P




Ardından hemen yan tarafındaki edebiyat müzesi ve kütüphaneye girdik 
her oda hem kütüphane hem de müze çok çok güzeldi fakat aklımdan şu geçti doğrusu bu kütüphanede oturmuş okurken müze gezen birileri gelip yanıma gördükleri eserleri konuşsalar kızardım herhalde 
tabii bi zgirdiğimizde yalnızca kütüphaneci vardı hem kütüphaneci hem bekçi .


beni kitap okurken çek dedi aldı eline bunu oğlum daha kitabı tutamıyorsun :P


ahşap merdivenler ve ışık konusu çok çekici idi milyon kare çekmiş olabilirim


ve henüz dolmamış bir oda ki 4. katta idi o merdivenlerin heeepsini çıktık :)


her odada Trabzonlu yazarların eşyalarından ve bir çok farklı eserden oluşan eserleri bulmak için bir çeşit hazine avı düzenledik tabi anaoğul :)



 



















Trabzonda ilk kez burda kediler sevdirdi kendilerini 
kedilerin sevdirmiyor oluşu beni biraz rahatsız etti bilemiyorum ama bu kötü hissettirdi




burası harry potter kafenin aşağıdan dışardan görünüşü :)

Sağlıkla kalıp blogcanlarım 

16 yorum:

  1. beton helva en çok ilgimi çekti hihihi :) oyy kılıç taşıyan ve koltuğa yakışan bi sultanımız vaaar :) kutadgubilig öyle büyük kalın bir kitap mı yaaa :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yolun düşerse beton hervaya muhakkak uğra derim :)

      Sil
  2. nasıl verimli bir gezi olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. işin komik yanı köyde yatıp yatıp son gün bu kadar gezmiş olmamız :)

      Sil
  3. Harika görseller. Trabzon tarihi, doğası, yeşili mavisiyle, yaşanılası bir yer. Sultanım da pek yakışıklı, maşallah 👍😊🌺🤚

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. allah razı olsun evet tarihi doğası muhteşem ama yaşanılasılık kesinlikle göreceli :))

      Sil
  4. Çok keyifliydi, Herry Potter evindeki o dar kapı duvara gömülü banyo olmasın, kapıyı açıp bakmadınız mı, valla aklıma takıldı 😁

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denedim açılmadı ama açılsaydı da ben geçemezdim 🙈 cidden dardı

      Sil
  5. Merdivenleri ben de milyon kere çekerdim ihtimal.

    Müzelerin boş olduğuna sevinsem mi üzülsem mi bilemedim :/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kendi adımıza sevindim ben daha az tedirgin olarak gezdik gönlümüzce rahat rahat , ama tabii gönül ister ki müzeler boş olmasın

      Sil
  6. Tam bir osmanlı evladı. :)

    YanıtlayınSil