25 Haziran 2018 Pazartesi

Onun Çocuğu Bana ne !! mi acaba?


Öncelikle yazacaklarım tamamen kendi 5 yıllık annelik tecrübelerim ve 36 yıllık hayat hayallerim sonucudur. Herhangi bir psikoloji, sosyoloji, pedagoji, veyahut da insan bilimleri insan ilişkilerini davranışlarını inceleyen eğitimim yoktur. Yani söylediklerim salt gerçekler değil, saf tecrübelerim iyi niyetli umutla karaladığım düşüncelerimdir. 
Her anne kadar çocuğumun geleceği için kaygılıyım , her anne gibi çocuğumun geleceği için yatırım yapıyorum. Bu yatırım maddi, manevi  her türlü elimden geldiğince gücüm yettiğincedir.
Bunu yaparken tabii ki yalnız bir birey yetiştirmiyorum öyle bir hayalim yok insanın yalnız olması korkunç bir şey bence. İnsan toplumsal bir varlıktır gibi bir tanım okumuştum bir yerde ya da okuduğum böyle kalmış aklımda yapacak bişey yok bence doğru bir tanım olduğu için de ruhumdaki yapı taşları arasındadır. Dolayısıyla insan toplumsal bir varlık ise yeni yetişen ilerde toplumda yeri olan bir birey yetiştiriyor isem onu toplum ile büyütmeliyim. Yani yaşıtları ile iletişim kurmalı oynamalı oyun kurmalı problem yaşamalı bu problemlerin üstesinden gelip kendi tecrübelerini kendi hayat yapı taşlarını geliştirmeli . Tamam buraya kadar da mantığım güzel gidiyor sanırım bana hak veriyorsunuzdur. (ki hiçbir önem taşımıyor benim nezdimde hak vermeniz kendi doğrularım konusunda mercii değilsiniz lafın gelişi bir tabirdi) Şimdi burdan sonra olay şöyle evriliyor ki sitkomlar dışında türkçe dizi türk dizisi bizim evde izlenmiyor zira eşim de ben de sevmeyiz o ana sebep , diğer sebepler de şiddet kullanım sıklığı, içeriğindeki çarpık ilişkilerin normalleştirme çabası , sex sattırır temasının hakimiyeti ,sigaraya şaraba yapıla flulandırmanın silaha el bombasına yapılmayışı , değişik küfürler bağırlmalar, hakaretler, ağzına çakarım , patlatırım suratına gibi gereksiz agresif kabına sığmaz tabirlerdir. Tamam buraya kadar da herşey iyi; erkek çocuğu olan bir anne olarak silah hiç mi görmüyor oğlum tabi ki görüyor çatapatlı silahı bile var ama oyuncak kapasitemizin merkezinde değiller legolarımızla yaptığımız silahlarla oynanan savaş oyunlarında da silahla vurulan BAYILIR, ÖLMEZ neden peki? çünkü , ilk kez bu oyunu kurduğunda bana ateş etti (bunu kreşte bir arkadaşından öğrendi sanırım zombiler gibi ) öldün artık dedi ben tepki olarak o halde ben artık yokum artık annen yok dedim evet biraz uç nokta oldu belki ama bir canlının ölümüne sebep olma ve bunun normal algılanması düşüncesi benim kanımı donduran bir şey ve ufaktan bunun tersi verilmeli bence .Sonrasında ama anne hayır ölme dedi , o zaman öldürmeli olmasın oyunlarımız dedik ve vurulan oyundan çıkıyor ya da donuyor, bayılıyor ,yeniliyor bu kadarı yeterli bence , insan öldürmek, hayvan öldürmek aynı şeyler herhangi bir hayvana zarar vermesin sana bir şeyden zarar gelmiyorsa sen de zarar vermemelisin diğer türlüsünde de kendini koru muhakkak düsturu üzerinde durmaya çalışıyoruz.Eğer can veremiyorsan bir şeye alma hakkına da sahip değilsin bu tercih sana verilmiş bir hak değildir! TAMAAAM bu da temiz bir niyet . PEKİ oyun parkında pıtı pıtı çocuğumun peşinde mi koşuyorum HAYIR göz hapsimde evet kimlerle ne tür iletişim kurup ne tür davranışlar sergiliyorlar izliyorum sonuçta ne oluyor bir nebze oğlum adına üzülüyorum. 
PEKİ NEDEN?
sevgi pıtırcığı yetiştirmiyorum atarlı giderli benmerkezci davranışları oğlan 5 yaşında bir oğlum var fakat bir oyuncak kullanacaksa oyun alanında sırasını bekliyor , diğer gelenler bakmadan geçince de bekliyor bu bana kötü hissettiriyor NEDEN çünkü hakkı sırayı gözeten oğlum ooo aferim maşallah benim oğluma ama sanki EZİLİYORMUŞ duygusu doğuyor içime bunun belki o farkında değil ama benim gördüğüm bu ACABA diyorum nerde yanlış var ? diye düşününce su sonuca varıyorum: anasının telefonunu alıp anlat karadeniz (Trabzonluyum ve trabzonda geçtiği söylenen bu diziyi daha bir kez açıp izlemedim) dizisini izlemek isteyen başka bir erkek çocuğu telefonu vermediği için annesine vurmanın yanlış olmadığını düşünürken ki kendi ÖZ ANNESİ , patlatıcam ağzına bir tane çakarım öyle yaparsa suratına çakarım diyebilen bir çocukla aynı parkta oynamak durumunda yetiştirmek için çaba sarfettiğim oğlum, çünkü insan TOPLUMSAL BİR VARLIK peki bu durumda TOPLUMUN SORUNU acaba yetersiz zihniyetli ebeveynler olabilir mi? diye düşünüyorum . Kimse başkasının çocuğu hakkında nasıl yetiştirdiği hakkında ahkam kesemez, kanımca saygı duymak gerekir herkesin aile yapısına, karakterine AMA acaba ebeveyn olmak ne demek ? Acaba kadın hamile kaldığında aile hekimliğinden aldığı zorunlu hizmetlerin zorunlu ölçümlerin yanında iki eşin de zorunlu katılacağı ebeveynlik eğitimleri de mi verilmeli .TOPLUM aynı olan kişiler topluluğu demek değil yani ben öyle düşünmüyorum AMA sanki birbirine SAYGI duyan , aynı düşünmese bile ki mümkün değil AYNI DÜŞÜNMEK , AYNI İNANMAK AMA SAYGI DUYMAK o kadar kolay ki HOŞGÖRÜ GÖSTERMEK  bunu yapmayı öğretmeli miyiz sanki ebeveynlere.
Tabi bunu önce kendisinin biliyor olması gerekiyor kiii bu noktada ciddi sıkıntı var sanırım .

Demem o ki ben inşaatçıyım hatta o kadar mesleki deformasyona uğradım ki binaları sever oldum, binalarla konuşur oldum, binalara kızar oldum binalar ahhh binalar. Oğlumdan sonra ise insanları inceler oldum, sonuç mu yoook gelişmemiş bir toplumuz.
İnsanların başrolünde olduğu tüm saçmalıklarda düşündüğüm ilk şey bu kişi bu hale gelebilmek için ne yaşamış olabilir , annesi babası ya da yetiştiren nasıl yetiştirmiş diye. Çünkü annesi babası olmayan ama saygıyı , hoşgörüyü merhameti öğrenmiş çok kişi var . Peki yetiştireni olanlar neden bu duyguları geliştiremiyorlar? Yani ben çocuğuma öğretiyorum benim omzumdan o yük kalktı diyemiyorum ortada ciddi bir sıkıntı var ve bu sıkıntı büyüyor. TOPLUM olarak huzurlu güvenli bir ortam hayal ediyorsak ki etmeliyiz yani üç beş günlük ömrümüzü hırla gürle kavgayla mı tüketelim sanki tekrar tekrar deneme şansımız varmış gibi .Tek bir ömürümüz var ben benimkinin 36 yılını yani 13140 gününü yani  315360 saatini bitirdim heybemde kaç dakika kaldı bilmiyorum kime neye öfkeyle tüketeyim ve bunu NEDEN yapayım. Bunu neden yapıyorsunuz?

Çocukluğumdan bir anıyla bitireceğim serzenişimi , ilkokula kadar köyde yaşadım babaannem ve halamla trabzonun yükseklerinde bulunan bir köy toprak yolla komşu arazileri birbiriyle ayrılan yerler gözünüzde canlandırmak isterseniz .karadeniz köyü yazınca Google da çıkan herhangisinden biri mesela, çocuğum fındıklıkta çimenlerde yavru kuzumla dolanıyorum ne yapıyorum anımsamıyorum ama zihnimde kalan bağırışlar çağırışlar babaannem elinde kürek yanında halan karşıda yolun aşağısındaki komşumuz kızı falan kavga ediyorlar sebep de gece yağan yağmurla gelip yoldaki çukurlarda biriken KUM! Birkaç kürek kum için birbirine girmiş koca koca kadınlar , KOMŞULAR yağmurla gelen KUM yahu kumm kum. Allahın günü yağmur yağan memlekette . Senin kumundu benim kumumdu sen alamazsındı ben alırımdı .. Neden kum! Sonuç aradan yıllar geçti kavga edenler o kumun altında şimdi yol mu hala orda her yağmurda gelen kumlar birikiyor kenarında … KUM yahu KUM ! İki insanın kavga etmesi için birbirine zarar vermesi için şu yılda hiçbir sebep yok ! bana mantıklı bir sebep veremezsiniz. Kimse aç değil açıkta değil hayat basit yahu çünkü çok kısa acaba cahilliğimiz ile egomuz ile karmaşıklaştırıyor olabilir miyiz . …

Sürçe lisan ettimse affola… Kaygılı bir anneyim sadece  sevgiler



1 yorum:

  1. ben anne değilim ama bütün çocuklarımız için kaygılıyım, maalesef dünya çıkar dünyasına döndürülmüş durumda.. herkes kendi tabağında yemek var mı yok mu onunla ilgileniyor.. eskiden derdiler sadece ailesine dönük insanlar diye ama artık ailesin bile değil direk kendine dönük insanlar.. çoğulcu düşünce, toplumsal çıkarlar kimsenin umurunda değil.. çocukların etrafındaki bu bencil aileler de en tehlikeli olanlar işte canım.. çocuk direk kendini düşünmeyi öğrenerek başlıyor hayata.. eve misafir bile gelse önce pişen yemeği kendi yiyor, ana baba da birşey demiyor çocuğum doysun diye ses çıkarmıyor.. uyarı da bulununca da paramla aldığım yemeği önce başkasına veremem önce çocuğum yesin diyor.. buradan yola çık canım nasıl bir nesil yetişiyor.. ben elimden geldiğince gördüğümce dilim döndüğümce nasihat etmeye çalışıyorum ebeveynlere ama alıyorlar mı bilemem..

    YanıtlaSil